23/1/2008
İŞTE BÖYLE!....
Yalnızlığın hicranı gönüllerde
Bilginin yabanında, kimsesiz
Gündüzünde sukuttan bihayat
Gecenin demlenen buutlarında,
Var ve yok arası günlere naat.
Şiirin mısralarında resim çizilip
Bakmalı kurumuş gözlerin hasretiyle
Göz yataklarındaki, balta girmişliğe.
Haylara hayran hasretleri yaşarken;
Aşmalı, hayli yüce dağların zirvelerini
Bilmenin bilgeliğinde, bengisu misali
Baharlara, beyaz ayazların yazgısını...
Yazarak, ya zar demeli, hey dos ya zar!
Zar denince, zar zor. Geçerek öteye
Bakmalı ki nar, kor, har ve yar,
Yar yerinde birde görünür ki!
Vusul firkat ve ar, edep ya Hu!
Meğer buymuş anlamakla görmek,
Yaşamak, hissetmek ve ermek.
İlmin sevda suretindeki hüsnünü
Sıra, örgülü saçlarıyla süsleyen
Gayretini çözümünde, gizleyen
Aşkın sabrından bihaberler...
Duymuşlardır belki, ateşi
Kerem’in Aslı’ya olan aşkında
Aşkın vuslatında ol demde har,
Keremin elinde yârin saçları var
Ne gizemki gönül kor olmuş harından
Kerem nar olmuş yarından
Hicran bir an, sanki pişman,
Halıkın mührü, her şey hayal,
İnsan sorar neymiş nasıl
Yok, olmakmış gaye asıl................
Varidatı-sır-yani

Konu: s.a
Yok olmakmış gaye asıl.....ne güzel bir ifade..yok olmayı başarabilen olabilmek dileği ile....selamlar...
Bağlantı »