Bir çift lafımız vardı söylenecek:
Düştükçe aklımıza sıla özlemi.
Vazgeçmedik sevdalardan,
Umudumuzu, hiç azaltmadık
Hep diri tuttuk sağ yanımızı.
Gurbet akşamlarının hasretinde
çağrılana dek sabırla ve selamla
varıdatı sır yani
Titreyen mum alevinde Geceler geciyor kırk atlı ile Ürküyorum karanlığın ayak sesinden Gel
Gözlerinden Düşüme güneş tut Güller ağlıyor gel O ağaçlı meydanda gezdir beni Yıldızlar dibe vuruyor bak Gel yoksa geceler kimsesiz kalacak
Vurgun yiyor sevdalar gecelerde Dibe inmemeliyim Ya gel Ya dua et göğe yükseleyim
Sana yürüyorum hep Köşe başlarını tut Al ellerimden sana büyüttüğüm çiçekleri Rüzgârlar yuvarlanıyor dağlardan Gel saclarımı tut
Tahir de Zühre´;yi terketmemişti Aşk biraz vefalı olsaydı diyorlar Destanlar yalan yanlış Gel bizi de yanlış anlatacaklar
Bir bir kapanıyor kapılar Kapılar açılacaktı birleşince eller Sen gel Avucunun sıcağında, kırılır bütün kilitler
Üşüyorum Yeter mi bir mum alevi ısıtmaya Bir damla alevden medet umuyorum Sabah ayazları tenimi yakıyor artık Yapış yapış geceden güne dönerken Gel Nağmerde muhtaç olmaktan daha ağır bu ayrılık
Rast geleyim alalade Savruk ve dağınık
Bütün pembe düşler sek sek oyununda Tutamadım kendimi Gel düşman belledim düşleri
Söylediğimi sandıgım herşeyi Yerlere yazmışım meğer Gel gözlerine yazacağım çok şey birikti
Olsaydın Tenim ağır gelmezdi bu kadar Uykular kesilmezdi Yıldızlar üzerime basıp basıp geçtiler Yoklugunda Hepsini sırtıma yüklediler
Gel Bu sessizlik kulaklarımı tırmalıyor Kesildi sohbetler
Sevdiğim çiseler sağanak olsun Sen saçak altım Sığınıp kollarına Sıcağınla buharlaşayım gel
Suçu sardım başıma Tadına düşman oldum aşkların Ben bu yüreklere yabancı kaldım Gel korkuyorum bir başıma
Köprü altını mesken tutan evsizler gibiyim Yetim kalmış bebekler gibi Seçemiyorum sahibimi gel
Bir kuş ucur Bahar gelmiş olsun seninle Sarı sonbaharlar usandı benden Çiçekler susadı gel
Dikenli tellere çarpıyorum Paramparca her yanım Bir buseni ver Kanıyorum Acıyorum gel
Sen gel zamanlar eskimişte olsa Sözlerim tükenmişse umursama Gidişin gibi Gelişinin de tanığı olmayacak nasılsa
Gel kuşatılıyorum Asılıyorum karanlıklarda Ya bir parca ayısıgı gönder Ya da gün ağaranda seviş gözlerimle Güllerden çiğleri süpürüyorum gel
Köprü altları kimsesiz kalacak bu kez Düşlerimi tutabilecegim
Mumlar gelişin şerefine yakılacak gel Hasımlar barısacak
Karanlıkla güneş oynaşacak Gel Dualar kabul olacak
28. 06. 2001
GEL-II
Gökler yarılıyor gel Güneş küskün kırgın Güneş gök kubbe de saklanıyor Bulutlar sarıldıkça birbirine Başıma yıldırımlar düşüyor Gel sanki Yer gök tutuşuyor
Bilirsin Korkarım göklerin savaşından Yağmuru sevsem de İstemem Şimşeklerden sonra parlayan ışığı Gel gözlerinle Gözlerimde aydınlat karanlığı
Aşkları çevir başımdan Avuçların yaksın tenimi Üşüyorum güneş yok Papatyalar yok sen gittin gideli Usandım eksikleri saymaktan Gel Yansın dudaklarım nefesini koklamaktan
Bataklıklarda tüketiyorlar aşkı Tiksiniyorum gördüğüm manzaralardan Gel sevemiyorum kimseyi Çıkar beni bu çamurdan Bulutlar aşka geldi Bütün tabiat öpüşüyor Yer gök susamış sanki Toprak yağmurla sevişiyor Gel Gözlerimden toprağa Salkım salkım gözyaşı dökülüyor
Yer gök kurşuni Mağrurum biraz Biraz da karmaşık Canım sana bir düş göndermek istiyor Yazık ki benim rengim yok artık
Yenelim gel hasreti Aşksızlığım şaha kalkıyor Gözlerini gözlerime değdir Gel Sanki evren Üstüme devriliyor
Büyülendim sevdana Gözüm hiç bir şeyi görmüyor Yalanlara kanar oldum artık Gel Bıktım yatmaktan dua uykularına
Sükunet çöreklendi buralara Sesim bile duyulmuyor Gel ıslık bile çalamam ben Davet say şarkıları Dön gel Yetim bırakmayalım aşkı
İçilemeyen son sigara gibi Dilim son sözümü Dönüşüne saklıyor Gel
Yeter de gel artık Sensiz canım İstanbul´u bile inkâr ediyor.
Konu: S.A
Parmaklarımızın arasındaki bereketi duayla yakalamak, sevginin hoşgörünün yolunu duayla aydınlatmak, bağışlanmış olmanın tadına duayla ermek. Bir cennet temennisi. Bir huzur beklentisi. Bir gözyaşı serpintisi. MEVLİT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN ARKADAŞIM
Bağlantı »